Mimo'nun Tercüme An(ı)ları

07 Aralık 2006

Müfettis tercüman...

Aksam saat 20.00 daha yeni geldim eve. Bir yaralama davasi...
Kadin kocasi ile kahvaltida kavga etmis. Münakasa esnasinda kocasini biçaklamis. 35 yasinda Türkiye'nin uç Dogu sehirlerinden gelen bir çift. Iki buçuk senedir evliler. Kari-koca aslen ayni köydenler. Ask, daha kadin 12 yasindayken baslamis. Sonra adam Türkiye'yi terketmis. Seneler süren bir bekleyisten sonra evlenmisler. Neyseki agir yaralama degil. Adami bir gece hastahanede yatirdiktan sonra, ertesi gün taburcu ettiler.
Bu son günlerde iki yaralama biçaklama davasi oldu pespese. Ifadeler alindi. Polislere dedim ki: "bu sene kurban bayramini erkene aldik"... Güldük... Aci seyler yasarken de gülebilmek gerekli herhalde. Aksi takdirde devam etmek zor.
Cinayet masasindaki polislerden bir tanesi gitmis, yandaki uyusturcu masasindaki arkadaslarina anlatmis dedigimi. Ordakil polisler kapisi açik, benim bulundugum büronun önünden geçerken, "bayraminiz kutlu olsun" diye benimle dalga geçiyorlar
Uzun sürdü. Sigara içmek yasak, çay istikakimi alamadim bütün gün. Sonlara dogru basim döndü. Emniyet merkezinde tek basina dolasmakta yasak. Asasörlere binmek için özel sifreli kartlar gerekli. Kisildim kaldim. Bir ara, savciya ifadeler hakkinda rapor verilecekti. Telefon ettiler. Savci bekletiyor telefonda.
Dayanamadim polis arkadasa rica ettim kartini istedim. Assagi inip avluda bir sigara içeyim diye.
Aldim karti yürüyorum koridorda. Eskortsuz, tek basima, saçlarda ak...
Beni tanimayan genç polisler yanimdan geçerken saygiyla selam veriyorlar. Bende hiç bozuntuya vermiyorum ve selamliyorum. Hazir ol desem, nerdeyse esas durusa geçecekler Demislerdir merkezden gelen bir müfettis bu, teftiste herhalde...
SEVILGEN 7.12.06

0 comments:

Add a comment